30 Ekim 2012 Salı

34. Hafta

Bayram haftası olması sebebiyle bol bol yattık, dinlendik Deniz'le, işi de bıraktım sonunda ama birkaç gün daha eşime destek vermek için gitmem gerekiyo gibi gözüküyo ofise, neyin nerde olduğunu göstermek için... Panik yapıp bin kere aradı beni bugün çünkü :) Öyle zor geliyo ki artık... Rahat yatabilmek, oturabilmek bi dert...Artık şiddetli tekmelerden ziyade ani dönüşleri, pozisyon değişikleri oluyo bebişimin...Bi sağda bi solda bi yukarıda bi aşağıda tümsekler, tepecikler oluşuyo yer yer, bazen sağlam da can yakıyo... Uyku durumum hala düzensiz, geceleri bölük pörçük uyuyup gündüzleri dengeliyorum...
Dün Cumhuriyet Bayramımızı büyük bi coşkuyla kutladık, bayrağımızı elimize alıp bayram yürüyüşüne katıldık oğlumuzla, seneye de kucağımızda gelir inşallah :)
Hamilelikten iyice sıkılmaya başladım hareketlerim iyice kısıtlanmaya başladıkça, zaman da iyice ağır akıyo sanki artık...Yarın Doktor randevumuz var, bakalım nedir durum, görüciiz :)

25 Ekim 2012 Perşembe

33. Hafta

33. Haftanın en önemli aktivitesi Philippa'yla tanışmamızdı. Daha önce buradaki İngilizce bir  yerel gazeteye hamile yogası ile ilgili ilan vermiştim, Philippa da bana yanıt yazıp, 10 günlüğüne Fethiye'ye geleceğini, birlikte birkaç ders yapabileceğimizi söylemişti. Philippa bir doğum öncesi eğitmeni, ayrıca hamile yogası ve anne bebek(bebek masajı vs.) eğitimleri veriyor. Benim gibi hamile olan arkadaşım Merve ve eşinin de katılabileceğini söyledi. Bir gün pratik, bir gün de bir spor salonunda pilates toplarıyla filan uygulamalı eğitim yaptık. Nefes egzersizleri ve doğum sürecinde vücudu rahatlatacak hareketler öğrendik, doğumla ilgili daha ayrıntılı bilgi sahibi olduk ve korkularımızdan arınıp daha hazır hale geldik, oldukça faydalı bir çalışma oldu.

Geçen hafta uykusuz, şiddet mağduru bir anneye dönüştüm, Denizcik sağolsun bi dakka rahat huzur vermedi, ne kıpırdak bişey, tepik tepik üstüne... Bakalım doğunca da aynı performansta devam edicek mi afacan Dennisim :) Geceleri bi türlü uykuya dalmayı başaramadım, ya da gecenin köründe zınk diye uyanıp evde dolanıp durdum... Tabi istediğin gibi dönenemeden hep aynı pozisyonda uyumaya çalışmak da güç çünkü sağa da dönsem, sırtüstü de yatsam tepikleri yapıştırıveriyo Deniz efendi.. Eh koca bi göbük de cabası...

Bebişimin odası hazırlandı, herbişeyleri yıkandı, ütülendi, yerleşti. Hastane çantam da hazır. Bi eksiğimiz kalmadı çok şükür... Dün itibariyle ofisteki son mesai günümü de tamamladım, artık evde yayıciim biraz son günlerimde :) Gerçi eşimle birlikte çalıştığımız için, beni evde de rahat bırakmıycak, bi kaç iş kitliycek gibi duruyo ya bakalım :) Bebişe son 44 gün!

11 Ekim 2012 Perşembe

32. hafta

Fiyular fiyusu! Göğsümdeki kistten alınan sıvı örneği tertemiz çıktı, içim rahatladı, çok şükür :) Boşuna üzmüşüm kendimi de bebişimi de...

Bu hafta Braxton abiyle sonunda müşerref olduk sanırsam... Gece her zamanki gibi yürüyüşe çıkmıştık, bi anda sanki sol kasığıma yüzlerce iğne batırıyolarmış gibi bişey saplandı, maksimum 15-20 saniye sürmüştür, sonra geçti kendiliğinden, bi müddet oturup dinlendim, kısa ama ürkütücü bişeymiş...

Deniz bebek bu hafta afacan Dennis kıvamında, bi hareket bi hareket... Göbek filan diil artık resmen göğsümün hemen altında, kaburgalarda geziniyo, tümsekler oluşturuyo ayacıklarıyla. Sert ve can yakıcı hakikaten, bazen sabaha karşı bi başlıyo, bi saat pata küte girişiyo sağdan soldan, uyutmuyo, hele bi gelsin ısırıcam o ayacıklarını ben yaramaz tırtılımın :)

Artık kafası aşağıda olduğundan ufak ufak baskı yapmaya başladı aşağılara, çişin gelmiş gibi bi his oluyo boyuna... Göbek büyüdükçe hareketlerim de kısıtlanmaya başladı... Havalar da soğuyo gibi, kendime hamile pantolonu, uzun tayt filan aldım. Ayakkabılarımın hiçbiri olmuyo ama çok feci, ben de annemin bi numara büyük ayakkabılarından ödünç aldım bikaç tane şimdilik...

Hastane çantam hala hazır diil, bi kısmını yıkamam gerekiyo hala hastane çıkışlarını vs. bikaç güne hazırlamış olurum herhalde, noolur noolmaz... Şafak 58...

9 Ekim 2012 Salı

31+0 Hatırası

























Gün itibariyle şafak 60 :)

31. Hafta

Geçen hafta doktorum konusunda soru işaretlerim olduğu için ve daha iyi bir ultrason cihazında bebişimin yüzünü görebilmek için özel bir hastanedeki başka bir doktora gittik. Deniz 1575 gram olmuş, gayet keyfi yerinde, suyu bol... Saçlı bi bebek olucakmış, boyu da uzun olcak dedi Doktor şaşırdım, nası olcaksa benim gibi hobbit bi anası varken :) Doktorumun sezeryana ben girerim, normal doğum olursa ebeler, zaten 30 yaş üstü hamilelere (32 yaşındayım) %70-80 sezeryan uyguluyoruz, risk çok daha az vs laflarını anlattım, saçmalamış, onun sezeryan yapası gelmiş dedi kadın, bayaa bi konuştuk, mantıklı geldi söyledikleri...Yani adil gelmiyo tüm sene durumumu takip ettikten sonra "ee normal olursa ben girmem" demesi, o zaman sancıyla acile gelen herhangi bir kadından ne farkım olucak benim? O yüzden ciddi ciddi Doktorumu değiştirmeyi düşünmeye başladım, eşimin de benim de içimize sinmiyo çünkü bu tavrı... Sezeryana tamam ama herşey yolunda ve sorun yoksa normal doğum yapmak isterim tabi...Bir sonraki kontrolüm bayramdan sonra, o zamana kadar değerlendirip bi karara varıcaz artık bakalım...

Bebişin kafa artık aşağıda ya, bi de içeri doğru dönük, yani sırt ve popo dışarı doğru dolayısıyla iki saat uğraştık ama yine göremedik yüzünü doğru dürüst, gizemli oğlum benim :)

Bunlar dışında göğsüme çatlak kremimi sürerken bir kitle fark ettim ve Doktora gittiğimde onu da sordum, ultrasonu çekildi ve 2.7 cmlik bir kist olduğu ortaya çıktı...Başta bayaa bi tırsıp hüngürdedim ama çok mühim bişey olmadığını söyledi Doktorlar, önlem amaçlı olarak içindeki sıvının iğneyle çekilmesi gerektiğini söylediler ve soora hüüp diye çektiler sıvıyı minicik bi iğneyle. Hiç canım acımadı ve su gibi bişey çıktı içinden, sıvı patolojide şimdi, kötü bişey çıkmaz bundan merak etme dediler, umarım öyle de olur bakalım...