18 Aralık 2012 Salı

Biz geldiiiik :)

                                                 Artık biz de çekirdek aileyiz :)
7 Aralık Cuma günü kahvaltımızı edip NST'ye girmek üzere hastanenin yolunu tuttuk. 0 sancıyla çıktım yine NST'den, Deniz'cik doğum kanalına da inmemiş, kilosu da 3800 gram civarı gözüküyodu, Doktor daha da bekleyip hiç riske girmeyelim, zaten bunun hiç çıkmaya niyeti yok, kilosu da almış başını gidiyo, çok zorlanırsın, bugün yatıralım seni dedi... Biz şoklardayız tabi, direk odaya çıkarıp, önlüğü giydirip dayadılar serumu... Babamı aradm hemen, doğuruyorum ben, çabuk çantaları kapıp gelin diye, adamcağız da noolduğunu şaşırdı :) Belki de bi yönden iyi oldu bööle apar topar olması, yoksa o merak ve endişeyle uyku muyku kalmazdı insanda... Sabah kahvaltı ettiğim için öğleden sonra 16.00 gibi operasyona gireceğimi söylediler, o arada kan testleri vs yapıldı ama sonra 14.30'da gelip beni ameliyathaneye doğru aldılar. Spinal anesteziyi tercih etmiştim, gayet te memnun kaldım, ne canım yandı ne de ardından baş ağrısı, bel ağrısı gibi sorunlar yaşadım... Anestezinin ardından Doktorum gelip çalışmaya başladı. Saat 15.00'de Deniz'im yanı başımdaydı, bütün ameliyathaneyi çınlattı bağıra çağıra :) Sadece bi ara araba tutması gibi midem bulandı, söylediğimde hemen ilaç verip bulantıyı kestiler, sanırım en geç yarım saat sonra da benim dikiş işlemleri bitmişti, dışarda bekleyen coşkulu kalabalıkla kavuşmuştum. Bebeğin çıkartılması esnasında bi basınç hissettim bi tek ki o da 1 dakika bile sürmedi, yani genel olarak operasyon sorunsuzdu. Sonrasında bacaklarımın uyuşması yavaş yavaş geçerken deli gibi titreme geldi bi tek, sonra da ağrılar başladı ama dayadılar ağrı kesiciyi, çok sıkıntılı olmadı... Sezeryanla ilgili asıl sıkıntı sonraki süreçmiş, bunu da görmüş oldum... Evde size destek olacak sağlam bi ekip yoksa naapın edin normal fırtlatın anacım :) Neyse ki annem ve kayınvalidem yanımdaydı da o ilk bikaç gün hiç bişeye elimi sürmeden sadece yatakta emzirdim yavrumu... İlk birkaç gün damla damla kolostrum dışında sütüm gelmedi, birkaç öğün mama vermek durumunda kaldık, göğüs uçlarım yara oldu, kanadı, ağlaya ağlaya, bağıra çağıra emzirdim kuzuyu... Neyse ki sonra beyaz süt de geldi, doya doya emiyo artık Denizcan :) Dikiş yerlerim çok acıyodu başlarda ama zamanla o da azaldı, şimdi evde her türlü işi yapabiliyorum...

Sadece yüzünde hafif bi sarılığı oldu Deniz'in ama vücuduna inmedi çok şükür, sanırım tamamıyla geçti... Gece gündüz ayrımını henüz yapamadığı ve muhtemelen hala dünyaya uyum sağlamaya çalıştığı için ilk geceler tüm ekip ayakta, tetikteydi... Bizimki yırttı kendini, çok gazı vardı, bi ara kaka yapamadı vs vs...Ama her geçen gün daha bi oturuyo sanki herşey, geceler de daha rahat geçmeye başladı... Tabi uykular ikişer saat ikişer saat gidiyo, kesintisiz uyku şimdilik hayal :)

Deniz'in ödemleri, şişlikleri indikten sonra 3500 grama indi, şimdi muhtemelen kilo almıştır yine, cuma günü 15 günlük olduğunda Doktor amcaya gidicez, görücez bakalım durum nedir... Bugün itibariyle Deniz 11 günlük... Göbüşümüz de 7. günde düştü, dağcı dedesi kordonu alıp sağlam bi dağın zirvesine gömücek en kısa zamanda :)

                                               Bu fotoda Deniz tam bir haftalık

Evin içinde tıkılıp kalmak çok can sıkıcı şimdilik, bi de başımda gardiyan gibi kayınvalidem... Çocuğu battaniyede sallamalar, kat kat giydirmeler, onu sürme, bunu yapmalar derken sinir bozucu bi ortam... Neyse sayılı gün, katlanıcaz artık...Çok lohusayım püfff...

Ama kuzu sarmam, şekerparem Deniz'imle kavuştuk ya artık, gerisi hikaye... Bakmalara, öpmelere doyamıyorum kuzumu, ahh ne çok seviyorum ben onu...

10 Aralık 2012 Pazartesi

07.12.2012 Cuma günü 39+3 itibariyle saat 15.00'de dünyaya hoşgeldin dedi Poyraz Deniz :) Kendime gelince ayrıntıları yazacağım....

3 Aralık 2012 Pazartesi

Mevlüt şekerlerimiz ve hastane çikolatalarımız


                                      Bu arada tam adımız Poyraz Deniz :)

40. Haftaya girerken

Bir kontrolü daha geride bıraktık, çatı muayenesine girdim, hiç de korktuğum gibi olmadı, 2 saniyede oldu bitti neyse ki..3800'e kadar normal doğum şansın var dedi Dr. ama son haftalardaki ölçümlerin sağlıklı olmadığını da, en az 200 gramlık yanılmalar olabileceğini ekledi. İlk ölçümde 3450 gr çıktı Deniz'in kilosu, soora 3500, 3600... Bu çarşamba sanırım son kontrolümüz olacak, her an gelebilir diye bekliyorum, normal doğum şansımız belki hala var ama arkadaşın hiç niyeti yok çıkmaya :D Nst'de sancı filan da yok hala, olmassa sezeryan günümüzü alıcaz heralde... Sağlıkla gelsin de hayırlısıyla, nası geldiğinin çok da önemi yok... Artık iyice ağırlaştım, birkaç hafta önce altlardan başlayan çatlaklar, yanlara doğru yayılmaya başladı, köşe yastığı gibiyim, uzun mesafe yürümek zor... Deniz gel artııık :D

26 Kasım 2012 Pazartesi

38. Haftanın ardından

Geçen perşembe kontrol günümüzdü ,ben artık bizimki iice tostikleşmiştir, herhalde sezeryan günümüzü alıcaz filan derken bi baktım bebe sadece 38 gram almış, 3238 gram olmuş. Nst'de sancım çıkmadı, suyum gayet yerinde, bu perşembe yine kontrole gidicem, eğer Deniz aynı kiloda kalırsa çatı muayenesine giricem, bi kuple normal doğum şansım var hala yani, bakalım, kısmet...

Son 3-4 gündür ayaklarımın uyuşmasına bi de ellerimin uyuşması eklendi... Özellikle gece çişe kalktığımda ya da sabahları acaip bi acı ve uyuşmayla uyanıyorum, son haftalara girmiş olmama bağlıyorum bunu, vücut isyanlarda artık heralde :)

Kayınvalidem yanıma geldi destek kuvvet olarak, mevlüde kadar kalır sanırım... Yer yer çetin bi süreç olucağını hissetsem de yardıma ve desteğe son derece ihtiyacım olduğu bi gerçek... Artık çok fazla ev işi yapamıyorum, eğilip kalkamıyorum... Doğumdan sooraki o curcunalı ilk günlerde gözümü korkutmuyo diil, gelen giden, çok bilen, eden... Lohusanın intikamı isimli filmi çekmeyiz umarım :)

18 Kasım 2012 Pazar

Hastane çantama koyduklarım

İşte benim hastane çantam


















Kendim için aldıklarım
  • Avent göğüs kalkanları
  • 1 gecelik+sabahlık takımı
  • 1 uzun kollu,1 kısa kollu gecelik
  • 1 Pijama
  • 2 lohusa tacı (kırmızı ve pembe)
  • 1 Terlik
  • Çıkışta giyeceğim eşortman takımı
  • Migren bandı
  • Diş macunu+fırçası,tarak,lipstick
  • Ruj, allık,far
  • Toka,roll on,kolonya
  • Göğüs uçları için Lansinoh HPA Lanolin
  • Şu ana kadarki tahlil ve test sonuçlarım, evlilik cüzdanı
  • Milupa Still-tee Emziren anne çayı
  • Lansinoh göğüs pedi
  • Yüksek belli çamaşır
  • Atlet, 2 emzirme sütyeni
  • Kağıt Havlu, birkaç çift çorap, kalın üst

     
























Anne çantasında tercihim Lassig Casual Backpack Butterfly Purple

Bebiş için
  • 1 Adet 125 ml Avent biberon
  • Chicco bebek saç fırçası
  • Mustela vitamin barrier pişik kremi
  • Uni baby ıslak mendil
  • Avent Free flow emzik
  • 1 Kalın battaniye, 2 penye battaniye
  • 20’li büyük set hastane çıkışı, herbişeyli
  • Küçük bir set hastane çıkışı
  • Önlükler, ağız bezleri, tülbentler
  • Birkaç tane Can Bebe tek kullanımlık alt açma örtüsü, hasta bezi
  • En büyük boy ped, 
  • Prima Premium Care bebek bezleri




Koyduklarımın bir kısmı fotoda, tabi kutusunda duranlar sonradan sterilize edildi...
Bir de çok sevgili visco yastığım ve ziyaretçilere ikram edilecek bebek şekerleri olacak...

Evde duracak, gerekirse getirilecek yedek çantası:

  • 1 Adet Göğüs pompası Kraft
  • 1 Pijama takımı
  • Yedek çamaşır, emzirme sütyeni, atlet, çorap

15 Kasım 2012 Perşembe

Dün yine Doktorumuzdaydık, çatı muayenesinden korkuyodum aslında ama gerek kalmadı yapılmasına çünkü Deniz oğlan tam 3200 gram olmuş, eh normal şartlarda daha 3-4 haftamız olduğu düşünülürse, Deniz'in bu zaman zarfında daha da coşup büyüyeceği ve benim bi minik bi hobbit olduğum gerçeği dikkate alınırsa en mantıklısı sezeryan gibi görünüyor. Doktor yine de bol bol yürüyüş ve sıcak duş yapmamı, anca bu 10 gün içinde sancılanırsam normal doğum şansım olduğunu ama zorluk yaşayacağımı düşündüğünü söyledi, zorlamak istemiyorum açıkçası, şu kiloyla normal doğurabilsem süper olurdu ama zor gözüküyor. 10 gün sonra tekrar gideceğiz Doktora, sanırım o zaman sezeryan tarihini belirleyeceğiz birlikte. 1 ya da 2 Aralık gibi düşünüyorum ben ki zaten o zamana kadar 3700-3800 grama ulaşır diye düşünüyorum Denizcan... Doktor bekle 12 aralığa kadar 4 kiloyu bulsun, rahat bakarsın kışın dedi de ben o kadar kasamıycam. Artık vücuduma büyük geldiğini hissediyorum bu ağırlığın, hareketlerim iyice kısıtlandı, eğilip kalkmak, oturup yatmak, düzgün nefes almak bir dert. Karnımda yer kalmadı sanki... Ayaklarım uyuşuyor, kasıklarım ağrıyor, 2 hafta daha durup semirsin bakalım, zaten nst'ye girdik, sancı mancı çıkmadı, keyfi yerinde beyimizin :)

12 Kasım 2012 Pazartesi

Deniz Bey'in odasından...





                                                     37. Haftada benDENİZ :)

2 Kasım 2012 Cuma

35. haftada ben, +11 kilo...

35. Hafta

Buyrun size Deniz oğlan... İlk defa doğru dürüst yüzünü gördüm sonunda, babamız klonlamış kendini bariz, fındık burunlu, güleç yüzlü oğlum benimm :) Şansımıza Doktorun 3 boyutlu ultrasonu bozuktu bu sefer de neise... Suyu muyu yerinde, erken doğum riski yok ve fekat bi ayda tosuncuk olmuş resmen, 1575 gramdan 2640 grama ulaşmış.(34+1) Dumur oldum... Bayramda o kadar tatlı yemiycektim ühühüh, son haftalarda kilo alımı yavaşlayabilirmiş bebişlerin ama tontoş olursa sezo yolları taştan, bakalım.... Ayrıca hiç fark etmeden idrar yolları enfeksiyonu olmuşum ve hala kansızlık var, şuruba devam... Bu sabah facebook grubumuzdan ilk arkadaşımız doğurdu, üstelik o da benim gibi 35. haftada ama ilk doğumu da erken olmuş zaten. Çok şükür bebişi gayet sağlıklı ve küveze filan da koymamışlar, artık pıtır pıtır dökülücez heralde hepimiz sırayla, iyice heyecan bastı hepimizi...

30 Ekim 2012 Salı

34. Hafta

Bayram haftası olması sebebiyle bol bol yattık, dinlendik Deniz'le, işi de bıraktım sonunda ama birkaç gün daha eşime destek vermek için gitmem gerekiyo gibi gözüküyo ofise, neyin nerde olduğunu göstermek için... Panik yapıp bin kere aradı beni bugün çünkü :) Öyle zor geliyo ki artık... Rahat yatabilmek, oturabilmek bi dert...Artık şiddetli tekmelerden ziyade ani dönüşleri, pozisyon değişikleri oluyo bebişimin...Bi sağda bi solda bi yukarıda bi aşağıda tümsekler, tepecikler oluşuyo yer yer, bazen sağlam da can yakıyo... Uyku durumum hala düzensiz, geceleri bölük pörçük uyuyup gündüzleri dengeliyorum...
Dün Cumhuriyet Bayramımızı büyük bi coşkuyla kutladık, bayrağımızı elimize alıp bayram yürüyüşüne katıldık oğlumuzla, seneye de kucağımızda gelir inşallah :)
Hamilelikten iyice sıkılmaya başladım hareketlerim iyice kısıtlanmaya başladıkça, zaman da iyice ağır akıyo sanki artık...Yarın Doktor randevumuz var, bakalım nedir durum, görüciiz :)

25 Ekim 2012 Perşembe

33. Hafta

33. Haftanın en önemli aktivitesi Philippa'yla tanışmamızdı. Daha önce buradaki İngilizce bir  yerel gazeteye hamile yogası ile ilgili ilan vermiştim, Philippa da bana yanıt yazıp, 10 günlüğüne Fethiye'ye geleceğini, birlikte birkaç ders yapabileceğimizi söylemişti. Philippa bir doğum öncesi eğitmeni, ayrıca hamile yogası ve anne bebek(bebek masajı vs.) eğitimleri veriyor. Benim gibi hamile olan arkadaşım Merve ve eşinin de katılabileceğini söyledi. Bir gün pratik, bir gün de bir spor salonunda pilates toplarıyla filan uygulamalı eğitim yaptık. Nefes egzersizleri ve doğum sürecinde vücudu rahatlatacak hareketler öğrendik, doğumla ilgili daha ayrıntılı bilgi sahibi olduk ve korkularımızdan arınıp daha hazır hale geldik, oldukça faydalı bir çalışma oldu.

Geçen hafta uykusuz, şiddet mağduru bir anneye dönüştüm, Denizcik sağolsun bi dakka rahat huzur vermedi, ne kıpırdak bişey, tepik tepik üstüne... Bakalım doğunca da aynı performansta devam edicek mi afacan Dennisim :) Geceleri bi türlü uykuya dalmayı başaramadım, ya da gecenin köründe zınk diye uyanıp evde dolanıp durdum... Tabi istediğin gibi dönenemeden hep aynı pozisyonda uyumaya çalışmak da güç çünkü sağa da dönsem, sırtüstü de yatsam tepikleri yapıştırıveriyo Deniz efendi.. Eh koca bi göbük de cabası...

Bebişimin odası hazırlandı, herbişeyleri yıkandı, ütülendi, yerleşti. Hastane çantam da hazır. Bi eksiğimiz kalmadı çok şükür... Dün itibariyle ofisteki son mesai günümü de tamamladım, artık evde yayıciim biraz son günlerimde :) Gerçi eşimle birlikte çalıştığımız için, beni evde de rahat bırakmıycak, bi kaç iş kitliycek gibi duruyo ya bakalım :) Bebişe son 44 gün!

11 Ekim 2012 Perşembe

32. hafta

Fiyular fiyusu! Göğsümdeki kistten alınan sıvı örneği tertemiz çıktı, içim rahatladı, çok şükür :) Boşuna üzmüşüm kendimi de bebişimi de...

Bu hafta Braxton abiyle sonunda müşerref olduk sanırsam... Gece her zamanki gibi yürüyüşe çıkmıştık, bi anda sanki sol kasığıma yüzlerce iğne batırıyolarmış gibi bişey saplandı, maksimum 15-20 saniye sürmüştür, sonra geçti kendiliğinden, bi müddet oturup dinlendim, kısa ama ürkütücü bişeymiş...

Deniz bebek bu hafta afacan Dennis kıvamında, bi hareket bi hareket... Göbek filan diil artık resmen göğsümün hemen altında, kaburgalarda geziniyo, tümsekler oluşturuyo ayacıklarıyla. Sert ve can yakıcı hakikaten, bazen sabaha karşı bi başlıyo, bi saat pata küte girişiyo sağdan soldan, uyutmuyo, hele bi gelsin ısırıcam o ayacıklarını ben yaramaz tırtılımın :)

Artık kafası aşağıda olduğundan ufak ufak baskı yapmaya başladı aşağılara, çişin gelmiş gibi bi his oluyo boyuna... Göbek büyüdükçe hareketlerim de kısıtlanmaya başladı... Havalar da soğuyo gibi, kendime hamile pantolonu, uzun tayt filan aldım. Ayakkabılarımın hiçbiri olmuyo ama çok feci, ben de annemin bi numara büyük ayakkabılarından ödünç aldım bikaç tane şimdilik...

Hastane çantam hala hazır diil, bi kısmını yıkamam gerekiyo hala hastane çıkışlarını vs. bikaç güne hazırlamış olurum herhalde, noolur noolmaz... Şafak 58...

9 Ekim 2012 Salı

31+0 Hatırası

























Gün itibariyle şafak 60 :)

31. Hafta

Geçen hafta doktorum konusunda soru işaretlerim olduğu için ve daha iyi bir ultrason cihazında bebişimin yüzünü görebilmek için özel bir hastanedeki başka bir doktora gittik. Deniz 1575 gram olmuş, gayet keyfi yerinde, suyu bol... Saçlı bi bebek olucakmış, boyu da uzun olcak dedi Doktor şaşırdım, nası olcaksa benim gibi hobbit bi anası varken :) Doktorumun sezeryana ben girerim, normal doğum olursa ebeler, zaten 30 yaş üstü hamilelere (32 yaşındayım) %70-80 sezeryan uyguluyoruz, risk çok daha az vs laflarını anlattım, saçmalamış, onun sezeryan yapası gelmiş dedi kadın, bayaa bi konuştuk, mantıklı geldi söyledikleri...Yani adil gelmiyo tüm sene durumumu takip ettikten sonra "ee normal olursa ben girmem" demesi, o zaman sancıyla acile gelen herhangi bir kadından ne farkım olucak benim? O yüzden ciddi ciddi Doktorumu değiştirmeyi düşünmeye başladım, eşimin de benim de içimize sinmiyo çünkü bu tavrı... Sezeryana tamam ama herşey yolunda ve sorun yoksa normal doğum yapmak isterim tabi...Bir sonraki kontrolüm bayramdan sonra, o zamana kadar değerlendirip bi karara varıcaz artık bakalım...

Bebişin kafa artık aşağıda ya, bi de içeri doğru dönük, yani sırt ve popo dışarı doğru dolayısıyla iki saat uğraştık ama yine göremedik yüzünü doğru dürüst, gizemli oğlum benim :)

Bunlar dışında göğsüme çatlak kremimi sürerken bir kitle fark ettim ve Doktora gittiğimde onu da sordum, ultrasonu çekildi ve 2.7 cmlik bir kist olduğu ortaya çıktı...Başta bayaa bi tırsıp hüngürdedim ama çok mühim bişey olmadığını söyledi Doktorlar, önlem amaçlı olarak içindeki sıvının iğneyle çekilmesi gerektiğini söylediler ve soora hüüp diye çektiler sıvıyı minicik bi iğneyle. Hiç canım acımadı ve su gibi bişey çıktı içinden, sıvı patolojide şimdi, kötü bişey çıkmaz bundan merak etme dediler, umarım öyle de olur bakalım...

27 Eylül 2012 Perşembe

Deniz'im büyümüş, 1412 gram olmuş, pozisyonunu da almış, dönmüş, kafa aşağıda, artık değişmezmiş duruşu... Gelişimi de normal, ölçümleri de normal, herbişey yolunda dedi Dr. NST'ye fln sokucak mı diye merak ediyodum, grupdaki bazı kızlar girmeye başladı çünkü... Herşey normalken gereği olmadığını, ters bi durum olmadıkça son ay girmemin yeterli olacağını söyledi Doktorum. Çişini de yeni yapmış terbiyesiz Deniz, işenir mi hiç annenin içine cık cık... :)
Krampları da sordum, yatmadan mutlaka süt için, gece süt içerseniz kramp olma olasılığı %1 dedi, magnezyum da verdi yine de...

26 Eylül 2012 Çarşamba

28, 29-30. Haftalar

Bugün itibariyle tam 29+1 günlük hamileyim. Bu hamilelik haftaları çok kafamı karıştırdı doğrusu, kimisi içinde bulunduğu haftayı, kimisi bir sonraki haftayı söylüyo, ben de şimdiye kadar içinde bulunduğum haftayı baz alarak yazmıştım ama bebişin muhtemel doğum tarihini hesaplayınca hakikaten son 10 haftaya girmiş olduğumu fark ettim, dolayısıyla güvendiğim bir kaynak olan gebelik.org'u baz alarak 29+0-29+6. günleri 30. gebelik haftası olarak değerlendirmeye karar verdim. Yani artık 10'dan geriye doğru sayıcam, ki son güne kadar içeride duracağı da şüpheli zaten beybinin :)

Son birkaç haftada alınan kiloların verdiği hantallık ve yavaşlama hissi dışında hala çok rahatsız edici bir durum yok. 9 Kilo almış durumdayım şu an, hayatımda hiç olmadığım kadar tombişim ama çatlak filan yok henüz neyse ki, olmaz da umarım... Arada çok pis kramplar giriyo yannız gece uyurken, büyük ihtimalle magnezyum eksikliği yüzünden... Bugün Doktorumuzla randevum var, tam bir ay olmuş Deniz'imi görmeyeli, sonunda kavuşıciiz... Kramp mevzusunu da sorucam, Dr'a danışmadan birşey kullanmak istemedim...

Bu haftalardan itibaren bebek hareketlerini takip edip saymak gerekiyormuş aslında onun karnımızda iyi olup olmadığını göstermesi açısından. Şöyle diyor bu konuyla ilgili Dr Alper Mumcu sitesinde;

Bebek hareketi saymada değişik yöntemler vardır. En sık kullanılan yöntem oturur ya da sol yana yatmış pozisyonda iken hareketleri saymaktır. Vücut hareketi, seyirme tekme gibi tüm hissedilebilen hareketler geçerlidir. Eğer bebeğiniz bu şekilde saatte 4-5 hareket yapıyorsa ya da 2 saat içinde fark edebildiğiniz hareket sayısı 10 civarındaysa sorun yoktur. Eğer bebeğinizin hareketleri azalmış gibi görünüyorsa kalkıp 5-10 dakika yürüyün, meyve suyu, tatlı, çukulata gibi birşeyler atıştırın, 2-3 bardak su için ve yeniden deneyin. Eğer hareketler hala düzelmemiş ise doktorunuza bilgi verin.
Özellikle gebeliğin son dönemlerinde hareket sayılarında belirgin bir azalma fark ederseniz ve 2 saat içinde hissettiğiniz hareket sayısı 10'dan az ise doktorunuza bilgi vermeniz ve gerekirse bebeğin kalp atışlarının NST adı verilen yöntem ile monitörize edilmesi gerekebilir.
Eğer bebeğinizin öğrendiğiniz ve alışkın olduğunuz hareket düzeninde belirgin bir değişim yoksa çok büyük bir olasılıkla bebeğinizin keyfi yerindedir.

 Deniz efendi şimdilik yeri geniş, suyu bol diye henüz son derece hareketli olduğundan saymaya gerek duymadım, 2 saat içinde 10 ne demek, tepikler bi başlayınca en az 10 oluveriyo zaten :)

Bebek alışverişi konusunda pek bi eksiğimiz kalmadı, çoğunu hallettim sanırım, son kalanlar ateş ölçer, termometre,biberon, uyku arkadaşı, dönence ve buhar makinesi, kredi kartıma son derece abandığımdan onları da önümüzdeki ay tamamlıyciim :) Şu ana kadar aldıklarımı da ayrı bir postta yazarım artık.
Bir de şu hastane çantası hazırlama olayı var, bi tane pembiş pijama aldım, annem de mavi bi gecelik ve sabahlık takımı verdi, bi iki yedek daha alırsam tamamdır, diğer konulucak şeyler hazır zaten...
Şimdilik bu kadar, gitmeliyim, Deniz'imle randevum vaarrr ;)

12 Eylül 2012 Çarşamba

27. Hafta





















"Merhaba 3. Trimester" Pozum :)

Biliyorum doğumdan sonra zor bi süreç beni bekliycek, uykusuzluk, bebe zırıltısı vs ama yine de sanki zaman ilerledikçe sıkılmaya, sabırsızlanmaya, daha da heyecanlanmaya başlıyorum, hasretle ve merakla Deniz'imi bekliyorum :)


Hamilelikte 3. trimester: Neler olacak?


Hamileliğin üçüncü yani son trimesteri fiziksel ve duygusal yönden oldukça yorucu ve zorlayıcı olabilir. Bebeğinizin artan kilosu ve boyutları rahatsız anlar yaşamanıza sebep olur. Çok yakında bebeğinizi kollarınızın arasına alacağınız anı hayal ederek pozitif kalmaya çalışmalısınız. İşte hamileliğinizin üçüncü trimesterinde sizi bekleyenler;

Vücudunuz

Doğum anı yaklaştıkça bebeğinizin hareketleri daha belirgin olmaya başlar. Bu heyecan verici hareketler diğer yandan rahatsızlık verici olabilir.

Sırt ağrıları. Bebeğinizin vücut ağırlığı arttıkça hamilelik hormonları eklemler arasındaki bağın gevşemesine neden olur. Gevşeyen bağlar sırt ve kalça ağrılarına sebep olur.

Eğer uzun süre ayakta kalmanızı gerektiren bir işiniz varsa, bir ayağınızı basamak veya kutu gibi bir yükseltiye basın. Sürekli masa başında oturuyorsamnız sırtınızı destekleyen yastıklardan edinin. Ağrınız olduğunda sıcak su torbası veya masaj çok iyi gelebilir. Yüksek topuklu olmayan (ancak tamamen düz tabanlı da değil)  ayakkabıları tercih edin.

Nefes darlığı. Genişleyen rahminizin diyaframınıza yaptığı baskı sebebiyle bu aralar nefes darlığı yaşamanız olası. Uyku destek yastıkları yardımcı olabilir.

Mide yanması. Hamileliğin son üç ayında büyüyen rahminiz midenizi olması gerektiği yerden kaydırır. Mide yanması şikayetinin asıl sebebi budur. Mide asidini olması gerektiği yerde tutmak için daha küçük porsiyonları daha sık yemeli ve bol sıvı tüketmelisiniz. Kızartmalardan, gazlı içeceklerden, asitli meyve sularından ve baharatlı yiyeceklerden uzak durun. Eğer halen mide yanması yaşıyorsanız antasitler hakkında doktorunuzdan bilgi alın.

Varisler ve hemoroid. Artan kan miktarı, yüzünüzde, boynunuzda ve üst kollarınızda örümcek ağına benzer kılcal damar kızarıklıklarına, bacaklarda varislere ve hemoroide (basur) sebep olabilir. Eğer varisler çok rahatsız ederse varis çoraplarını tercih edebilirsiniz. Eğer hemoroid probleminiz varsakabızlıktan kaçınmalı, öğünlerinizde bol lifli gıdaları tercih edip bol sıvı tüketmelisiniz (günde en az sekiz bardak).

Büyümeye devam eden göğüsler. Şu ana kadar göğüsleriniz yaklaşık 1 kg kadar ağırlaşmış olmalı. Bu durum hamilelik başındaki göğüs ölçünüze göre değişebilir, daha fazla veya daha az olabilir. Doğum anı yaklaştıkça, göğüslerinizden kolostrum adı verilen ve süte göre daha yoğun olan bir sıvı sızabilir. 

Sıklaşan idrar ihtiyacı. Bebeğiniz büyüdükçe idrar kesenize daha fazla baskı yapar. Daha sık idrara çıkma ihtiyacı duyarsınız. Doğum yaklaştıkça bazen (gülerken, öksürürken veya hapşırırken vb.) bir miktar sızıntı da yaşamanız mümkündür.

Ayrıca, idrar yolu enfeksiyonlarına da dikkat etmelisiniz. İdrarınızı yaparken yanma, karın ağrısı, ateş ve sırt ağrısı gibi belirtiler gösterebilir.Ciddi bir idrar enfeksiyonu böbreklerinizi etkileyerek erken doğuma sebep olabilir.

Yalancı doğum sancıları. Braxton Hicks kasılmaları olarak da bilinen bu sancılar, vücudunuzun doğum anı için pratik yaptığının işaretidir. Genelde zayıf ve düzensizdirler. Gerçek doğum sancılarının genel özelliği şiddetli, düzenli ve daha sık olmalarıdır. Eğer sancıların gerçek doğum sancıları olduğu hakkında şüpheleriniz varsa doktorunuzla endişelerinizi paylaşın.

Kilo artışı. Doğum anına kadar toplamda 11 ila 16 kilo arasında artış yaşanır. Bu kilolar, bebeğiniz, plasenta, amniyotik sıvı, rahim, göğüsleriniz, vücudunuzdaki yağ, kan ve vücut sıvısı arasında paylaşılır.   

Vajinal akıntı. Genel olarak son trimesterde vajinal akıntı oldukça yaygındır. Eğer birkaç saatte bir ped değiştirmeniz gerekiyorsa ya da akıntının amniyotik sıvı olduğundan şüpheleniyorsanız doktorunuzu haberdar etmelisiniz.

Şişlikler. Genişleyen rahminiz toplar damarlarınıza baskı yaptıkça ayak ve bacaklarınızda şişkinlikler oluşabilir. Aynı zamanda elleriniz, kollarınız ve bileklerinizde oluşan şişlikler sinirlerinize baskı yaparak karıncalanma ve uyuşmaya sebep olabilir. 

Şişlikleri gidermek için soğuk kompres uygulayın. Yatarken ayaklarınızı daha yukarda tutabilir, yüzebilir ya da basitçe havuzda ayakta durabilirsiniz.

Duygularınız

Doğum anı yaklaştıkça, endişeler de artar. Çok acı verecek mi? Ne kadar sürecek? Nasıl başa çıkacağım?

Doğum öncesi kurslar bu konuda çok yardımcı olur. Sizi bekleyenleri öğrenmek ve diğer anne adaylarıyla tanışmak için bu kurslardan yararlanabilirsiniz. Çocuk sahibi arkadaşlarınızdan tavsiyeler alın ve doktorunuza ağrı azaltıcı teknikler hakkında danışın. Elinizden gelenin en iyisini yapacaksınız. Bebek doğurmanın yanlış veya doğru yolu yoktur.

Kaynak: http://www.anademi.com/makale/hamilelikte-3--trimester-neler-olacak-mid198

26. Hafta

Göbeğim yukarı doğru büyümeye başladı sanki, rahim göğüs kafesine yaklaşıyor tabi gitgide... Bebişin hareketlerini ve tepiklerini daha yukarılarda hissetmeye başladım... Geceleri yatakta dönmek ya da kanepeye gömülünce toparlanıp kalkmak zorlaşmaya başladı.Linea Nigram yani karnımdaki koyu renk çizgi belirginleşmeye başladı. Göbek deliğim iyice dışarı fırtladı :) Bu haftalık gözlemlediklerim bu kadar...

4 Eylül 2012 Salı

25. Hafta

Eveet, 25. haftayı da bitirip geldik 26. haftaya, son trimestere girmeme son 1 hafta...İşler bi anda hızlandı mı ne? Bu hafta 2. doz tetenoz aşımı oldum, hayret bu sefer kolum ne taş gibi sertleşti, ne ağrıdı ne sızladı, üstüne bile yattım... Ebem kan değerlerimin düşük olduğunu bolca protein ve baklagil tüketmem gerektiğini söyledi... Demir şurubunun sindirim sistemimde yarattığı etkinin üstüne bi de bolca et yiyince noolucam bakalım :)
Hafta sonu Schengen vizemizin süresi dolmadan minik bi kaçamak yapalım dedik ve 1 geceliğine Meis'e gittik. Bolca yüzdük, yürüdük, zaten minicik ada olduğu için bi gün kalmak gayet yetti bize. Dönüşte güneş, deniz,tekne,araba yolculuğu derken yamuldum biraz, tansiyonum düştü, halsizlik başladı, bolca sıvı alıp dinlendim, toparladım neyse ki...
Babası Deniz'in odasının bi duvarını maviye boyadı sonunda, gardrobu ve beşiği kurulup yerini aldı ama alt değiştirme üniteli raflı dolabın bi parçası kırık çıktığı için geri gönderdik mecburen, herbişeyi düzenliyim, koyucam fotoğrafları :)
26+0 İtibariyle 7,5 kilo almış durumdayım, bakalım kaçla kapatıcaz tükkanı :)

28 Ağustos 2012 Salı

24. Hafta

Karnımdaki büyüme ve gerilme artık iyice belirgin...Tepikler de daha sık ve şiddetli artık :) Otururken filan birazcık öne eğilsem anında bi tekme yiyorum, sıkışıyo, rahat edemiyo herhalde beyimiz :)

Bu haftanın aktivitesi tam kan tahlilleri ve şeker yüklemesiydi... 12 Saat öncesinde yemeyi içmeyi bırakıp sabah erkenden hastaneye gittim. Önce 4-5 tüp kan ve idrar verdim, sonra 50 ml glikozlu su içtim, öyle milletin abarttığı kadar berbat bi tadı yok, bildiğin şekerli su işte... Bi saat bekleyip tekrar kan vermem gerekiyordu. Annemle aşağıdaki kafeye geçip oturduk. İlk yarım saat herşey yolundaydı, soora birden seslerin boğuklaştığını, gözlerimin karardığını hissettim, başım dönmeye, midem bulanmaya başladı... Son bi hamleyle içeri, klimanın altına geçtim, biraz kolonya takviyesiyle az da olsa kendime geldim. Neyse ki son tüp kanı da verdikten sonra  kepenkleri yarı kapalı olan gözlerim açıldı, normale döndüm :)

 Sonuç açlık şekeri: 91, şeker yüklemesi: 144 çıktı. Sınır 140'mış yani benimki bi tık fazla, şekerli şeylere biraz dikkat edersen hiç bi problem olmaz dedi Doktorum, ama hiç tahmin etmediğim birşey çıktı; kansızlık. Demir hapını kestik, 2 ay boyunca sabah akşam demir şurubu içip tekrar kan testine gideceğim, toparlarmışım zaten şuruptan sonra...

Deniz'imi gördüm sonunda ekranda, yanaklar tombikleşmiş, vücudu biraz daha etlenmiş sanki... Tam 738 gramdı dün, haftasına göre ideal kilodaymış, hatta dün 24+6 olmama rağmen kilosu 25+2 günlükmüş...

Doğumla ilgili de konuştuk biraz Doktorumla... Ben özel muayenehanesine gidiyorum ama Devlet Hastanesinde görevli kendisi, dolayısıyla doğum da orada olacak. Aynı hastanede tanıdık başka Dr aile dostlarımız da olduğu için rahat edeceğimi düşünüyorum. Neyse, 30 yaş üstü kadınlara %80 sezeryan yaptıklarını söyledi Dr, bu kadar yüksek bir oran beklemiyordum doğrusu, oldukça hayal kırıklığına uğradım. Sezeryan olursa doğuma ben giriyorum, normal olursa deneyimli ebelerimiz, son anda herşey çok müsaitse % 20 normal doğum olabilir dedi, umarım herşey yolunda gider de şartları biraz zorlayabilir ve normal doğum yapabilirim ama yine de kafamda kendimi hiç bir şeye şartlamıyorum, bu işler belli olmuyo sonuçta...Ve geldik 25. Haftaya...

22 Ağustos 2012 Çarşamba

23. Hafta


Bayram tatilini fırsat bilerek bu haftanın sonunda 3 günlüğüne Rodos'a kaçtık, böylece Deniz'im ilk yurtdışı tatilini karnımda yapmış oldu :) Kısacık ama dolu dolu bi tatildi. Üstelik yanımızda 2 tane Doktor vardı, içim rahattı yani... Bolca ahtapot, kalamar, dondurma vs lüplettiğim için şeker yüklemesine bu hafta yerine pazartesi gitmeye karar verdim, bakalım durumlar ne olacak... Ama en azından bol bol yürüyüp dolandım, yediklerimi yaktım :)

23. Haftada başıma gelen değişik hamişlik belirtisi kulağımın tıkanmasıydı, hani uçakta ya da yüksek bi yerden deniz seviyesine doğru inerken olur ya aynen ööle, hala da oluyo ara ara...
Fotodaki 24+0 göbüşüm... Deniz oğlanla Lindos Plajı hatırası :)

13 Ağustos 2012 Pazartesi

22.Hafta

Bugün itibariyle Deniz'imle 22.haftamızı tamamlıyoruz. Bu hafta ufak da olsa iki yeni şikayetim oldu. Özellikle yemeklerden sonra bir süre mide yanması hissediyorum, sanki yediklerim ağzıma geliyo gibi, araba tutmuş gibi, bulantı gibi bi his... Bi süre sola doğru uzanıp dinleniyorum, geçiyo..

Bi kısım insan "aa bebeğin saçları çıkıyo işte" şeklinde yorumlasa da aslında artan gebelik hormonları, özellikle progesteron sindirim sisteminde ve midedeki tüm kaslarda gevşemeye sebep oluyomuş. Midenin üst kısmındaki kapakçıkta da gevşeme olduğu için mide içeriği ve asidi yemek borusuna kaçıp,bu bölgeyi tahriş eder ve kalbin olduğu bölgede epey rahatsızlık veren bir yanmaya sebep olurmuş. Beşinci aydan sonra büyüyen rahim mideye mekanik baskı yaparak bu yanma şikayetlerini arttırırmış. özellikle son 3 ayda sıkıntı veren bi durummuş bu...

İkincisi de ara ara nefesimin yetmiyomuş gibi olması, sık sık nefes alıyorum ama nefesim sıkışıyo sanki, özellikle dışarıda sıcak bi ortamdayken... Onu da araştırdım, gebelik sırasında nefes darlığı en sık rastlanan şikayetlerden birisiymiş. Gebelik ilerledikçe rahmin büyümesine bağlı olarak karın ve göğüs boşluklarını ayıran diyafram kası yukarıya doğru itilir ve güğüs boşluğu sıkışmış olurmuş. Gebeliğe bağlı nefes darlığı geçici ve hafif bir durummuş, bebeğe oksijen gitmesini engellemez ve bir zarar vermezmiş. Zaten feys grubumuzdaki kızlarda da bu gibi şikayetler olduğunu görüyorum, son 3 ay, sıkıcaz dişimizi artık naapalım :)

Bunların dışında bazen özellikle geceleri ayaklarım karıncalanıp uyuşuyo, şişiyo ama günlük yürüyüşümüzü yaptığımızda ve koçiş ayacıkları ovduğunda geçiyo, yürüyüş yaparken de ellerim şişiyo mesela, elleri ayakları pek aşağı sarkıtmamak gerekiyo...

Deniz'cik de karpuz gibi yata yata büyüyo işte, haftaya görüciim onu sonunda bayram sonrası, çok özledimmm kuzucuğumu görmeyi.... Şimdilik bu kadar....Siyu kabilesi!

4 Ağustos 2012 Cumartesi

21. Hafta

Deniz oğlanı geçen pazar denize götürdük, tekne turu yaptık, bütün gün yüzdük aa bi coştu soora, kıpır kıpır kıpraştı, tabiy yediğim dondurmadan soora olduğunu da belirtmekte fayda var :) O zamandan beri daha sık ve net hissediyorum hareketlerini... Hatta dün öğleden soora bi tane kurabiye hüplettim ofiste soora kanepeye uzanıyım dedim 2 dakika, sanırsın göbüşümde mısır patlatıyorum, voink voink oynuyo içerde bişiler, göbüşümün bi o tarafı şişiyo, bi bu tarafı, çok komikti :) Babası yoktu, kaçırdı ama naapalım...


  • Ufak ufak bebek alışveriş listemdeki eksikleri tamamlamaya başladım, ne kadar çok ıvır zıvır var yahu alıncak :) Küçücük bişi ama bi sürü ihtiyacı var...
  • Odası ve aksesuarları tamam (bi tek perde işi kaldı) ama babası bi duvarını güsel bi maviye boyıycak önce, soora kurup yerleştiricez odasını, içim gidiyo ama kıyamıyorum da daha aman kirlenmesin bişe olmasın diye :)
  • Feyste ufak bi hamile grubumuz var, hepimiz aynı ay içinde doğurucaz, süper oldu, hem kendimizde olup biten gelişmeleri karşılaştırıyoruz hem de geyiğin dibine vuruyoruz, ee hamilenin halinden en iyi hamileler anlar :)
  • Bu hafta sağlık ocağına gittim, tetenoz aşımı oldum, bi iki gün o kolumun üstüne yatamadım, sıkıntılı oldu ama azıcık sertlik ve sızı dışında çok da büyük tepki vermedi vücudum. Ebeanım pek tatlı bi kadın, pek bi ilgilendi, tiyolar verdi, ebeleri sevelim, küfür etmeyelim :P

27 Temmuz 2012 Cuma

20. Hafta

20. haftaya girer girmez ilk minik tepiğimi yedim galiba ama hala uslu benim oğluşum, anca usul usul dönüyo sanki içerde, milletinki nerdeyse halay çekiyo ama naapalım benimki de bi başlıycak tekmelere, durmıycak soora heralde :)
  • Dün gece uyurken ilk defa bacağıma kramp girdi, sanki kaskatı oldu...Hemen bacağı yukarı kaldırıp parmakları gerdim, geçti neyse ki...
  • Pazartesi günü sağlık ocağına gidicem, tetenoz aşımı olucam
  • Bi dahaki Dr kontrolum bi ay soora nerdeyse, ayhhh çatlıyciim o kadar uzun süre oğlumu görmeden :) Bayram dönüşü gerekli kan testlerini ve şeker yükleme şeysini yaptırıcam hastanede...

19 Temmuz 2012 Perşembe

19. hafta

Bugün 19. haftadaki son günüm, geldik yolun yarısınaaa :) Bi haftadır istikrarlı bi şekilde hem yediklerime dikkat ediyorum hem de her akşam 45 dakika yürüyoruz eşimle, umarım minimum miktarda kilo alarak tamamlayabilirim geriye kalan süreci de :) Ama göbüş hızla büyüyo sanki...

Kavurucu sıcak dışında hiçbir şikayetim yok, gündüzleri mümkün olduğunca dışarı çıkmıyorum, geceleri de deliksiz uyumak imkansız artık, birkaç kez uyanıp suyla ıslatıyorum kendimi, anca rahatlıyorum... Anlık bitakım kıpırtılar oluyo bazen ama henüz çok da ayırt edemiyorum bebiş mi diil mi... Yarın yine kontroldeyiz, bakalım naapıyo bizim miniş :)

13 Temmuz 2012 Cuma

18. Hafta

Dörtlü testimin sonucu gayet iyi çıktı. Hafta başında Aydın'a Perinatoloji Uzmanına gittik, Doktoru beklerken yanımda oturan kadıncağızın bebişinde down sendromu çıkmış, onunla konuşurken iyice moralim bozuldu, ne diyeceğimi bilemedim... Neyse ki detaylı ultrasonda Deniz beyin herbişeyi normal çıktı çok şükür, keyfi yerinde gözüküyodu gayet, bacak bacak üstüne atmış, oturuyodu :) Ama yüzünü eliyle bi kapattı bi kapattı, doğru dürüst göstermedi bi türlü...
Şu ana kadar 4 kilo almış olduğum için Doktor fırça attı biraz, haftanın 5 günü, günde 45 dakika yürümem gerekiyormuş, dolayısıyla şu ana kadar akşamları hep üşenip yürümeye yan çizen eşimin şansı kalmadı, her akşam yürünecek :) Hamileliğimin geri kalanını 4 kilo alarak tamamlamam gerekiyormuş, umarım başarabilirim... Bugün diyetisyene de gittim, oldukça makul bir diyet listesi verdi, hareketi arttırırsam olur bu iş umarım...
Aydın'a gitmişken Deniz'in oda işini hallettik İkea'dan, Hensvik serisinin takımını aldı ona dedesiyle anneannesi. Bi dolu süslü püslü,renkli,taşlı çocuk odası gördüm, hiçbiri içime sinmedi. Hem istediğim gibi sade, beyaz bir takım oldu, hem de deli paralar vermemiş olduk saçmasapan mobilyalara, 2 yıl sonra beşiğini değiştiriveririz noolucak... Marin konseptli aksesuarlarla da süslüycem odayı, çok heyecanlı ayyyh :)
O arada dayanamayıp bi tane çook parçalı hastane çıkışı seti, bikaç body, cibinlik filan da aldım... Arabayla uzun yol yapmak ve ordan oraya koşturmak zor olucak bundan sonra sanırım, ayaklar filan iptal oldu akşamları, bi daha pek biyere kıpırdamam herhalde... Amaaa Yunanistan vizemizi de aldık izmir'deyken, Deniz otobüsüyle bikaç gün Rodos belki ordan bi Atina yapıcaz sanırım Ağustos'ta, Deniz'de karnımda gezicek artık, sonra onunla da gideriz :)

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Hamilelikte kullandığım bakım ürünleri

Öncelikle sülfat ve paraben içermeyen bir şampuana geçiş yaparak başladım. İlk tercihim Organix'in Nar & Yeşil Çay Özlü Canlandırıcı şampuanıydı fakat bir süre sonra yoğun meyve kokusu beni rahatsız etmeye başladı ben de bir süre araştırdıktan sonra Avalon Organics'in %70 oraninda organik içerikli Limon Özlü şampuanına ve aynı serinin duş jeline geçtim. Limon kokusunu oldum olası sevmişimdir zaten, hem kokusu rahatsız etmiyor, hem de saçım rahat açılıyor, standart şampuanlardaki gibi deli gibi köpürmesini beklemiyoruz tabi ki...

Vücudum için  Chicco Mamma Donna spf 30 güneş kremini kullanıyorum, gayet memnunum.  Hamilelerin kullanımına yönelik bir ürün olduğu için ve hamilelik dönemi boyunca, güneş ışığına maruz kalmış ciltte ortaya çıkan kahverengi lekelerin oluşumunun önlenmesini sağlama iddiasında olduğu için bu ürünü tercih ettim.

Yüzüm içinse Bella B Glowing kullanıyorum. Bella B'nin tüm ürünleri hamilelerin kullanımına yönelik. Ayrıca, Amerika'da doktorların hamilelere en çok tavsiye ettiği ürünlermiş. Türkiye fiyatları yurtdışına göre bayaa yüksek ama naapalım... Krem 25 SPF'li, paraben, petrol türevleri, lanolin, yapay koruyucular ve zararlı kimyasallar içermediği gibi özellikle gebelik maskesi denilen hadiseye karşı önleyici hem de güneş ve yaşlanmaya bağlı lekeler için beyazlatıcı bir ürün. Bu ürünle ilgili tek şikayetim yağlı cildimin kremi kolay kolay emmemesi, parlama yapması ve dışarı çıktığımda terle beraber şıpır şıpır damlaması, o yüzden bulduğum çözüm evden çıkmadan en az bi 20 dk önce kremi sürmek...Leke ve gebelik maskesini bir kenara bırakırsak aslında favori güneş koruyucum Avene Cleanance Solaire SPF 30, kesinlikle yağlı bir hisssiyat bırakmıyor, hemen emiliyor. Paraben içermediği gibi benimki gibi akne eğilimli hassas ciltler için uygun bir ürün.


Akne problemim 15-16. haftada coşmuştu hormonlardan dolayı sanırım ama şu an pek bişi kalmadı. Sabah akşam Bella B Foaming Face Wash yüz yıkama jeli ile yıkıyorum yüzümü. Çok hafif yapılı, hafif kokulu, hamilelik ve emzirme döneminde güvenle kullanılabilecek bir ürün bu... Ayrıca hamilelik döneminde kullanılmaması önerilen Benzoil Peroxide, Alpha Hydroxy Acid ve Salycitic Acid gibi maddeler içermiyor.


Gelelim bütün hamişlerin korkulu rüyası karın çatlaklarına...Çatlak kremlerini çok araştırdım pek çok kişinin önerisinin Lierac Phytolastil jel olmasına ramen ben bu konuda Cosmeticdatabase'e güvendim çünkü Earth mama & Angel baby ürünleri Cosmeticdatabase tarafından sıfır toksin içeren en güvenilir anne ve bebek ürünleri olarak onaylanmıştı. (Eğer siz de satın alacağınız kozmetik ve bakım ürünlerinin içeriklerinin ne kadar güvenilir olduğu öğrenmek isterseniz şu adresteki arama çubuğuna ürünün adını yazıp bakın mutlaka, içinde ne kadar zararlı, kanserojen madde varsa görebilirsiniz, bir çok ürünü değerlendirip zarar derecesini belirlemişler...) Earth Mama Body Butter %86 organik içerikli bir losyon, hafif, portakal çiçeğine benzer bir kokusu var ama ne yazık ki bir süre sonra bu koku da beni hafiften rahatsız etmeye başladı ve 120 ml'yi bir ayda neredeyse bitirdim diyebilirim. Ben de yine Bella B'ye yöneldim ve bingo! Bella B Tummy Honey Butter tam aradığım ürünmüş, hem butter formunda olduğu için daha uzun süre kullanacağımı zannnediyorum, hem de diğer ürünlerinde olduğu gibi çok hafif, harika bal özlü  bir kokusu var...Sabah akşam karın, kalça ve gögüslerimde kullanıyorum, şiddetle tavsiye ederim... Bal, Shea Yağı, Mango Yağı, Kakao Yağı ve Jojoba Yağı ağırlıklı, çoğunlukla organik içerikli bir ürün, cildin gerilmesi ile oluşan kaşıntıları önlemeye yardımcı oluyor ve tabi ki paraben ve zararlı kimyasallar içermiyor.

Yine organik içerikli, alkolsüz Focal isimli bir deodorant kullanıyorum ama uzakdoğu seyahatimde aldığım için Türkiye'de satışı yok maalesef ama doğal ürünler satan pek çok sitede organik içerikli deodorant ve roll-onları bulabilirsiniz...

17. Hafta

Geçen Cuma dörtlü test için yeniden Doktorumuza gittik ama henüz sonuçlar gelmedi Ankara'dan. Bu defa pipiyi gözümle gördüm, kaçış yok :) Kendimi bayaa alıştırmayı başardım oğluşuma sanırsam...Yavaş yavaş konuşmaya başladım onunla... Bi ismi kesin Deniz olucak ama öbür isim konusunda babasıyla anlaşamadık henüz...
Bu hafta da oldukça rahat geçti. Durumlar şööle;
  • Karnım öne doğru sivrileşmeye başladı sanki...Boys boys boys...
  • Oğlumla denize girdik Pazar günü ama göbüş büyüdükçe yüzme hızım yavaşlıyor mu ne? :)
  • Gece 1-2 kere kalkıyorum mutlaka, hava o kadar sıcak ki, fenalık geliyor, kendimi şöyle bir suyla ıslatıp yatağa dönüyorum... Gündüz işe gidip gelirken de şapka takıyorum mutlaka, alışık olmadığım için kendimi şapşal gibi hissetsem da yapacak birşey yok...
  • Göğüslerde tatlı tatlı bi kaşınma, herhalde büyümeden kaynaklanıyor, arada göbüşümde de oluyor...
  • Demir hapına başlayınca beter olucam diye korkmuştum ama kabızlık filan yok bu ara çok şükür...
  • Şimdiye kadar toplam 3,5 kilo aldım, Doktor çok olduğunu, dikkat etmem gerektiğini söyledi. Aşırı bir iştah artması yok bence ama diğer hamişler gibi mide bulantısı, kusma ya da bazı besinlerden tiksinme gibi durumlar yaşamadığım için böyle oldu sanırsam... Bir de deli gibi sıcak olduğu için gündüz pek ofisten çıkmamaya çalışıyorum, akşamları da eşim yorulup yan çiziyo vs, yürüyüş bir şekilde yalan oluyo...
  • Diş etlerim de sık sık kanama oluyo, özellikle gece kalktığımda hisediyorum, sıkıyo muyum kendimi ne... Deli gibi de rüya görüyorum, çoğunlukla full aksiyon, birilerinden kaçma saklanma, kabuslar...
  • Henüz bebişin hareketlerini hissetmeye başlamadım, merakla o anı bekliyorum...

22 Haziran 2012 Cuma

Dumurlardan dumur beğen...

Dün Doktorumuza gittik, herbişey normal, olması gerektiği gibi amaaa gelelim bombaya..."% 98-99 kız demiştiniz, bebişin cinsiyeti aynı diy mi" diye sordum, bu sefer de ERKEK demez mi ayyhhhh, yüreğime iniyodu... İlk başta göremedi aslında, bayaa bi uğraştı, karnıma bastırdı, salladı etti, bebiş aşağı doğru duruyodu, sonra da yok yok %100 erkek dedi.. Yok neymiş erken haftalarda herkese söylermiş cinsiyetini, hep tuttururmuş da (hakkaten bu konuda ünü vardı Doktorumun, duymuştum), ilk defa böyle oluyomuş da... Arkadaş o kadar yüksek olasılık vermiyceksin o zaman, kız gibi görünüyo ama bidahaki sefere bakalım filan de bari... Pembiş Superbaby bodysini arada giydirip avunurum artık hahahaha, bakmayın bugün gülüyorum artık ama dün bayaa bi ağlamaklıydım. Babası havalara uçuyo tabi, bi de deli gibi dalga geçti benimle :) Sanırım uzun süre de geçmeye devam edecek :P İyi ki bişi almamışım valla, bitek Hellokitty'li bi uyku seti almıştım internetten, neyse ki bugün iade edebildim, ühühü ne güzeldi oysa ki pembiş pembiş... İsmi de bulmuştuk, şimdi baştan düşün bakalım... Ama ben kıllandım bi kere, 9 temmuz'da Aydın'a gidicez detaylı ultrason için Perinatoloji uzmanına, o zaman emin olucam herhalde kesin... Bi daha da kız çıkarsa, ya Doktoru değiştiricem ya da dövücem o olucak :P Olaydan sonra dün internetten baktım, aslında çok oluyomuş böyle şeyler, bütün odasını, eşyalarını baştan değiştirenler, taa doğumda cinsiyeti farklı gelenler, pembe hastane çıkışıyla eve giden erkekler vs :)

19 Haziran 2012 Salı

15.hafta


15. Haftanın göbüşü budur :)
Hafta sonu bir düğün için  İzmir'deydik, tabi gitmişken İkea, mothercare vs dolaştım, bebişin odası ve eşyaları için bir ön tespit yaptım... Annem daha çok erken diyerek hiçbişey aldırmadı ama olsun, en azından istediklerimi kafamda belirledim :) Ah ama içim gitti o pembiş, cicili bicili şeylere... Anneannesi kızıma Superbaby yazan pembe bi body aldı ama bak ;) Perşembe günü Doktor kontrolümüz var, gelişmeleri yazarım...

11 Haziran 2012 Pazartesi

14. hafta

Eveet girdik mi 14. haftaya, girdik, hem de ne girmek... Sağlam bi sallanarak... Dün öğleden sonra tam bikinimi giydim, şapkamı taktım, kremlendim ettim, Koray'ın eve gelmesini bekliyorum, Ölüdeniz'e gidip deniz sezonunu açıcaz. Of Allahım bi anda deli gibi sallanmaya başladı ev, önce bi idrak edemedim, üst kata eşya taşıyolardı, büyük bi parçayı düşürdüler sandım, öbür odaya kaçtım, baktım daha da şiddetlendi, sağa sola diil de yukarı aşağı sallanıyo sanki yer, kendimi nasıl bahçeye attım bilmiyorum... Baktım yan bloktaki İngilizlerin hepsi havuz başına toplandı, eşya taşıyanlar öylece donmuş kalmış, üst kattaki kadın kızını kaptığı gibi tek kelime etmeden koştura koştura kaçıyo... Depremin şiddeti 6'ymış, tam 1 dk sürdü, tabi ki elektrikler gitti, telefonlar iptal... Neyse ki 5 dk sonra Koray ve annemler geldi, annemlere gidip orda kaldık, onların evi müstakil olduğu için, daha güvenli çünkü... Denize de gidemedik ühühü, göndermedi annemler depremin merkezi Ölüdeniz olduğu için... Sabaha kadar mini mini artçılar devam etti...

Dün gece tatlı, miniş bebişimi gördüm rüyamda, melek gibiydi, büyük bi iştahla meme emiyodu ve hiç ağlamıyodu :)

7 Haziran 2012 Perşembe

13.hafta

Ayhh göbüşüm mü büyüdü biraz ne? :) Annemin bi beden büyük kaprilerini giymeye başladım, rahat ettim. Göbek altı pantolon giyen göbekli amcalar gibi oldum ama naapiyim artık... Bikaç tane de bol elbise aldım... Acaip sıcaklar bastırdı burada, fazla dışarılarda dolanmamam lazım bundan sonra... İkili testin sonuçları fevkalade normal dedi doktor ama 30 yaşı geçtiğim için daha sonra bir de dörtlü test yaptırmamız gerekecekmiş. Bir de 16. haftadan sonra yine sadece önlem amaçlı Aydın ya da İzmir'deki bir perinatoloji uzmanına görünecekmişim, detaylı ultrasonla bi bakıcakmış. Perinatoloji, annenin ve anne karnındaki bebeğin hastalıklarının tanısı ve tedavisi ile ilgilenen bir bilim dalıymış, ilk defa duydum...

 -Bu hafta doktorun isteği üzerine folikasit kullanmayı bırakıp Multivitamin + mineral kombinasyonu kullanmaya başladım

-Bahçemizdeki güzelim yaseminlerin kokusu nasıl iğrenç gelmeye başladı anlatamam. Akşam olunca o kadar tesirli bir koku sarıyor ki evin içini, sanki belediye gelmiş, bütün mahalleye yaseminli bi parfüm boca etmiş o derece... Hiç bulanmayan midem bulanmaya başlıyor sonra, sanırım bütün yaz boyunca akşamları kapıyı bacayı kapatıp klimayı açmak durumunda kalacağım.

-Bikaç haftadır günde bi defa Earth Mama Body Butterı sürüyorum göbüşüme, çok hafif bi portakal çiçeği kokusu var sanki ama hiç rahatsız etmiyor, çok memnunum.

-Angelsounds el dopleri aldım, bebişin kalp atışlarını dinliyoruz arada ama birkaç hafta sonra doğru yeri bulmak daha kolay olacak sanırım, iki saat aramak gerekiyo nerede olduğunu bulmak için :)

-Bu pazar deniz sezonunu açıyım diyorum göbüşümde bebişimle, sonra da fırsat buldukça akşam üstleri denize kaçıyım... Yüzme gebelik süresince-yürüyüşden sonra-yapılabilecek en uygun ve yararlı spormuş zaten...

29 Mayıs 2012 Salı

11. ve 12. haftalar

Bugün 12. haftadaki son günüm. Eskiden nasıl da manasız gelirdi şu kadar haftalık hamileyim ,bebeğim şu kadar haftalık demeler, oysa ki her hafta ne kadar da çok değişiklik oluyo bünyede:) Son iki hafta gayet rahat geçti, uyuklamalarım da azalıyo mu ne? Diş etlerimde kanama ve şişme olabiliyo sadece bazen ama normal herhalde, bi daha temizlettirmekten ve iyi bakmaktan başka da yapılabilicek birşey yok... Neyse ki hamile kalmadan önce bütün yirmilik dişleri dişçimin isteği üzerine çektirip kurtuldum. Gelelim bomba habere, birkaç gün önce ikili test ve kontrol için Doktorumuza gittik, bebişin ense kalınlığı gayet normal çıktı ama kan örneğim Ankara'ya gönderildiği için tam sonucu henüz almış diilim, umarım gayet iyi çıkıcak sonuçlar. Ultrasona bi girdim aa benim beybi nası kıpır kıpır oynuyo, ayyhh :) Sesinden sonra hareketlenmiş olduğunu görmek de bambaşka bir histi doğrusu :D Bu arada, doktorum erken doğru cinsiyet tahmini konusunda bayaa bi ünlü olduğu için ne zaman belli olucak bu cinsiyet diye miyavlamaya başladım, Dr demez mi henüz çok erken olduğu için %1-2 yanılma payı var en fazla ama kız annesi olucaksınız diye o andan itibaren ben zaten 32 diş meydanda dolanmaya başladım, ayh resmen kafam güzel oldu, ödeme yapmayı unutuyodum filan..Yani %2 ihtimal gelip de bizi bulur madara olmazsak "Ada Deniz" geliyoo :) Baştan beri kız olduğunu hissediyorum dememe rağmen herkes oğlan dediği için herkes şaşırdı, en çok da babası he heh :) Çok mutluyum lay lay laayy!
Böylece en riskli ilk üç ayı da kazasız belasız atlatmış bulunuyorum, geri kalanı da bu kadar rahat ve sorunsuz geçer umarım...

18 Mayıs 2012 Cuma

10.Hafta

10. Hafta da geldi geçiyo be blog ama sanki bana çok yavaş geçiyo... Şu ilk testleri bi yaptırıp bebenin cinsiyetini bi ööreniversem rahatlıyciim sanki... Bu hafta da geçen haftanın tekrarı gibi, değişen pek bir şey yok... Hala 1 kg almış gözüküyorum, en azından 2 hafta boyunca daha fazla kilo almaz ilk 3 ayı 1 kiloyla kapatırsam pek süper olucak bakalım, bi yandan da midesi bulanıp yemek yiyemeyenlere özeniyorum bazen kilo almıyolar diye ama olsun benim bebikim yediğim herbişeylerin yararını görücek inşallah... Haftaya perşembe doktora gidiciiz, şu ikili test denen zımbırtının zamanı geliyo sanırım... Aynı ayda doğurucak bi grup hamile olarak Feysde bi grup açmıştık, ordakilerden bi tane kızcağız geçenlerde yolda köpeklerin saldırısına uğramış, ne ısırmışlar ne bişi ama öyle bi korkmuş ki sen düşür bebişi...Ayhhhh çok üzüldüm, aman Allah korusun... Her an herşey olabiliyo işte, demek ki çok fazla hayaller kurup beklentiye girmemek lazım. Yine de iyi düşünelim, iyi olalım diy mi bebişim, evek.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

9. Hafta

  • Dün itibariyle 9. Haftayı geride bırakmış bulunuyorum. Hatta ve hatta anne adayı olarak ilk anneler günümü de kutlamış oldum, fiyuuu :) 9. hafta genel olarak sorunsuz geçti, sadece daha ağlak ve alıngan bi insan olmaya başladım diyebilirim. Saçmasapan reklamlarda bile hüngürdediğimi fark ettim :) 
  • Yeşil erik tükettim deliler gibi, böylece tuvalet sorunum hiç olmadı bu hafta, inanılmaz rahat ettim, yaşasın erik gücü!
  • Kendime renk renk bi sürü tayt, internetten de bi hamile kaprisi, bi de şortu aldım. Balensiz bikaç tane de rahat sütyen edindim. Annem de bi sürü rahat, bol üst verdi bana, Birkenleri de çektim mi yazı rahat rahat geçiririm diye düşünüyorum... Birkaç hafta daha normal kıyafetlerime sığabileceğimi umuyorum bakalım...
  • Olası çatlaklar için alacağım Earth Mama Body Butter hala stoklarda yok, neyse zaten 2-3 hafta daha vaktim var sanırım kremlenmeye başlamak için...

4 Mayıs 2012 Cuma

8. Hafta

Bu hafta yeniden Doktorumuza gittik, bu sefer bebiş iyice yerine yerleşmiş, herşey yolunda, olması gerektiği gibi dedi Doktor. Kalp atışlarını bir kez daha duyduk son ses :) Folik Asit kullanmaya 12. haftanın sonuna kadar devam etmeliymişim. 8+4 günlük bugün itibariyle bebiş.
Benim dışımda herkes erkek olacakmış gibi hissediyormuş ama nedense bana da kız olacakmış gibi geliyor, bakalım göreceğiz :)
Yine uyku hali, bel ağrısı, kabızlık dışında ekstra bir belirti yok.. Birkaç hafta önce adet sancılarına benzeyen hafif kramplarım vardı, onlar da kalmadı artık...
Sadece beklendiği gibi gebelik hormonlarının da etkisiyle bikaç sivilce oluştu yüzümde.. Genellikle birinci trimesterden sonra kayboluyomuş bunlar...
Bu sabah tartıldığımda bir kilo almış olduğumu gördüm, yürüyüşlerimin süresini biraz daha arttırmayı düşünüyorum. Kışlıkları ve bu yaz içine giremeyeceğimi düşündüğüm giysileri de kaldırdım bu hafta...Ühühüh :( Giderek bir topaca dönüşeceğim, umarım çok fazla kilo almam...

29 Nisan 2012 Pazar

7. Hafta

Bu hafta da pek değişen birşey yok... Henüz hiç kilo almadım ama genel bir şişkinlik hissediyorum...Uykulara doyamıyorum, tuzlu ve ekşilere dayanamıyorum, tatlıyla hala hiç aram yok, olmasın da zaten... Sanırım en çok peynir tüketiyorum... Öğün atlamadığım ve aralarda ufak tefek birşeyler atıştırmadığım zaman hiç bulantı sorunum yok ama bikaç kere müşterilerden dolayı öğünleri kaçırınca ufak bulantılar yaşadım... Migrenim olduğu için zaten kokulara karşı hassastım, şimdi iyice rahatsız etmeye başladı ağır kokular... Oda parfümleri... Özellikle dolmuşta filan buram buram yükselen ağır, baharatlı parfüm kokuları korkunç!
Tuvalet sorunu hamilelik boyunca beni rahat bırakmayacak gibi ama bu hafta limonlu su, kuru kayısı, erik ve incire probiyotik yoğurtu da ekledim, biraz faydasını gördüm... Bebişim zeytin büyüklüğündeymiş bu hafta hihih :) Ama herbişeyleri oluşuyo miniğimin... Hamilelik, annelik, bebek bakımıyla ilgili o kadar çok şey okuyorum ki farkında olmadan ufak ufak tırsıyorum herhalde bişeyleri beceremezsem diye. Rüyalarıma giriyo bazen, bebişim var kucağımda, emziremiyorum, mosmor oluyo çocuk filan... Ne kadar rahat olmaya çalışırsan çalış bilinçaltına yansıyo sanırım bu endişeler... Bi de ben tek çocuğum zaten, etrafımda hiç büyüyen kuzen vs küçük bebek, çocuk da olmadı ki... O kadar yabancıyım ki bebeklere, o miniş şeyleri kucağıma almaya bile korkmuşumdur hep... Ama içim de gidiyo, ölüyorum heyecandan, sabırsızlıktan. Bütün bebeklere, çocuklara ve hamilelere karşı bir algıda seçicilik oluştu, şapşal şapşal bakıp gülümsüyorum herhalde onlara :)

Salı günü Doktora kontrole gideceğiz yine, umarım herşey yolundadır...

20 Nisan 2012 Cuma

6. hafta

İki iş yapıyım yorulmaya başlıyorum artık, akşamüstü olunca esnemeye başlıyorum, bazen ofiste şekerleme yapıyorum, çoğu zaman da evde tv karşısında bişiler izlerken erkenden uyuyakalıyorum... Memişler dolgunlaşmaya başladı sanki, tuvalet konusunda zaten zorlanıyodum, iyice zorlanmaya başladım...Soora sürekli çişim gelio... Eğilip kalkarken biraz zorlanıyorum, bizimkini daha çok çalıştırıyorum ben de bu sayede eheh... Süper skinny olmayan pantolonlarımın içine girebiliyorum, hiç kilo almadım daha ama ofiste ilk düğme açık oturuyorum boyuna, bebişi sıkıyomuşum gibi gelio... Bazen regl öncesi gibi kramplar oluyo hafif ama bulantı filan yok... Haftalardır migrenim de tutmadı hiç, yani şimdilik gayet iyi gidiyo diyebiliriz hamilelik... Bolca et, yumurta, sebze, baklagil, süt ürünü, fındık, ceviz, badem, kayısı,erik,incir kurusu vs ve lıkır lıkır su tüketiyorum... Çok ilginç, canım hiç mi hiç tatlı istemiyo... Her gün en az yarım saat yürümeye çalışıyorum...Şimdilik budur, evet.
Fiyular fiyusu! Hello blog!
Türlü ertelemelerden sonra, sonunda anne baba olmaya hazırız dedik, bizim beybi de dünyaya gelmeye hazırmış ki, tüm rakiplerini geçip içimde keyif çatmaya başladı... Kan testinden sonra dün ilk defa doktorumuza gittik, beybinin kalbi atıyo mu atmıyo mu diye ödüm patlıyodu ki kalp atışları odayı çınlatmaya başladı...Varlığını gerçek anlamıyla hissettik ikimiz de...Çok acaip bi hismiş yahu, içimde biri var olm, bi tane daha kalp atıyo resmen...Süper sevindirici ama biraz da ürkütücü geldi nedense içimdeki canlının varlığı...İkimiz de birbirimize alışıciiz heralde giderek, sonra bu beden ikimize de dar gelince hoop atıcak kendini dışarı beybican...Cinsiyetini öğreninceye kadar da çatır çatır çatlıyciim herhalde ben burda :)